UZUN BİR HİKAYE – 7

Categories: Genel.

Eki 10, 2019 // By:analsex // No Comment

UZUN BİR HİKAYE – 7
KALDIĞI YERDEN DEVAM
Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,
– “Ben de istiyorum” diyerek dev yarağını Bana uzattı. Ben
– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştım.
Yarım dakika sonra geri döndüm ve yatağa sırtüstü uzandım. Başımı yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttım. Sinan’a gelmesini işaret ettim.
– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”
Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede yarağının yarısını Benim ağzıma yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Benim göğüslerimi yoğurmaya başladı. Tüm maharetini göstermeye kararlıydım. Aldığım pozisyon sonucu Sinan’ın yarağının neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzıma alabiliyordum. Zaten kıpırdamama da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle yarağını Benim boğazıma kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,
– “Ohh Sonay! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.
Elleriyle başımın iki yanından tutup başımı kasıklarına doğru bastırdığında dudaklarım ve burnum kasıklarına değiyor, Gözlerimden yaşlar akıyor Ağzımın içerisindeki kocaman yarak bademciklerimi zorlayarak beni nefessiz bırakıyordu Arada sırada midesisin bulandığını, kusacak gibi olduğumu fark ediyordum Sinan bu arada hemen geriye çekilerek rahatlamamı sağlıyor sonra yeniden ağzımı sikmeye devam ediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğüm en büyük ve kalın penisti.
Arada ağzımda biriken salyalara engel olamıyor, nefes almam için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzımı boşaltıyordum. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Benim gırtlağıma kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan yarağını sokup çıkarmaya devam ederken, Becerebildiğim ölçüde penisin gövdesini yalıyordum. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerime değiyor, görüş açımı neredeyse sıfırlıyordu.
Birden göğüslerimde sıcak bir temas hissettim. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerimi kavrayan elleri değildi. güçlükle penisi ağzımdan çıkarıp, başımı kaldırdım. Gördüklerime inanamadım. Piraye ve Tamer iki yanıma uzanmışlar, göğüslerimi aralarında paylaşmışlardı Piraye sağ göğsümü, Tamer sol göğsümü emiyor, yalıyordu. Şoke oldum. Bugüne dek başka bir kadının vücuduma seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle Adana daki tecavüz hariç gönüllü olarak hiç sevişmemiştim. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden benimle sevişiyordu.
Piraye’nin dilini meme uçlarıma teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuma gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarımda hissettim. Sinan Benim üzerime eğilmiş, arzuyla dudaklarımı öpüyordu.
Müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladım. Sinan ve Sonay çılgınca öpüşüyordu. Sinan’ın dili Benim tüm yüzüm de geziyor, sonunda yeniden ağzıma giriyor, Benim ağzımın her noktasını keşfediyordu. Bende hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürüklerimiz birbirine karışıyor, dillerimiz çılgınca dans ediyordu.
Bu arada Tamer Benim göğüslerimden aşağılara indi. Göbek deliğimi uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organımı pas geçti ve bacaklarıma yöneldi. Şimdi Tamer Benim gündüzleri hayranlıkla izlediği nefis bacaklarımla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarımdan ayak bileklerime kadar tüm bacaklarımı öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarımı, diz arkalarımı uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarımı tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarımı yalıyor, topuklarımı ısırıyordu.
Bu arada Piraye’de boş durmayıp. Yavaşça kadınlık organıma ilerledi. Usta hareketlerle vajinamın başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Benim içime sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.
Ayaklarımı uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Beni yalamaya başladılar. Piraye popomun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliğimi aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Benim vajinamı, Tamer ise arka deliğimi iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.
Yapılanlardan çılgına dönmüştüm. Başım dönüyor, zevkten gözlerim kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzıma verdiği yarağını köküne kadar emmeye, ağzımda uzunca bekletip yalamaya hız verdim. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Beni yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyordu.
Vajinam vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvılarım Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.
Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Benim yüzüme yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarımı, boynumu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan yarağını Benim ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadın birbirimizi öpmemizi sağlamak için başlarınızı birbirimize yaklaştırdı.
Bir an tereddüt ettiysem de de karşı koyamadım ve arzuyla yanıp tutuşan dudaklarımız kenetlendi. Hayatında ilk kez bir kadınla öpüşüyordum ve bundan müthiş zevk alıyordum. Dilimi Piraye’nin sıcacık ağzıma sokuyor, ıslak dilini emiyordum. Piraye’nin dilin de kendi kadınlık kokumun, tadını hissediyordum ve bu da hoşuma gidiyordu. Piraye ise hem Beni büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Benimkinden kurtarıp, Benim burnumu, yanaklarımı, çenesini yalıyordu.
Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan yarağını Piraye ile ikimizin dudaklarının arasına uzattı. Böylece Sinan’ın yarağını Piraye ve ben birlikte yalamaya başladık. Hem öpüşüyor, hem de Sinan’ın yarağını yalıyorduk. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.
Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Benim, bir Piraye’nin deliklerimize yöneliyordu. Biraz Benim kalçalarımı öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Beni parmaklarıyla beceriyordu.
Herkes çılgına dönmüştü. Sinan’ın yarağının kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.
Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek yarağının başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.
Piraye acıyla inledi. Duyduğu acıdan Uzun zamandır anal seks yapmadığı belliydi. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Yarağının başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,
– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve yarağının neredeyse tamamını Piraye’nin göt deliğine gömdü.
Piraye o sırada benle öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde göt deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.
Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan ben, bu harika penisi tek başıma somurmaya başladım. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordum.
Tüm maharetimi kullanarak penisin tamamını ağzıma alıyor, hızlı hızlı başımı oynatıyor, Sinan’a ağzımla mastürbasyon yaptırıyordum. Sinan’ın yarağının ucunda beliren ilk sperm taneciklerini iştahla mideye indirdim.
Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Yarağını Benim tutkulu ağzımdan ve dudaklarımdan kurtardı ve sadece başını yalamama izin vererek 31 çekmeye başladı. Merakla ve hevesle bekliyor, önümdeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordum.
Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzıma aldım. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.
Spermleri damağıma çarpıyordu. Bir an yutkunamadım ve penisi ağzımdan çıkardım. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyor. Spermleri saçlarıma kadar fırlıyordu.
Tamer’e zevkle arka deliği becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Benim uzaklaşmamı fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerin son dalgasını yakaladı. Göt deliğini Tamer hızlı hızlı sikerken oda Sinan’ın artık iyice boşalmak üzere olan yarağını son bir çaba ile yalıyordu.
Zevkten kendimi kaybetmiştim ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuma gitmemişti. Piraye’nin başını kendime çevirdim ve dilimi dudaklarının arasından içeri soktum. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve ikimiz aç kurtlar gibi birbirimizi yalamaya, ağızlarımdaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladık.
Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Benim dillerimiz arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.
İki kadın birbirimizle işlerimizi bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndük ve sırayla yarağını emip, yalayarak pırıl pırıl temizledik. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.
Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.
Ben ise hızımı alamamıştım. Piraye’nin arkasına yöneldim ve Tamer’in yarağını çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarımı Piraye’nin arkasına soktum. Bir yandan da Tamer’in yarağını emmeye başladım. Penisi uzun uzun yalayıp emdim ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdım. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktum. Hem de köküne kadar!
Tamer inleyerek bu muhteşem deliği sikmeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve yarağını çıkarmadan Piraye’nin götünü sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada ben de Tamer’in bacaklarını arasına başımı sokmuş, önüme gelen her yeri istisnasız yalıyor uzun uzun taşaklarını emiyordum.
Tamer bana dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda yarağını Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Bir hamlede penisi ağzıma aldım ve emerek son damlaları da çıkarıp yuttum. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledim. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bir şey kalmamıştı.
Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ben ise iyice azmıştım ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çektim. Vajinamı Piraye’nin ağzına uzattım ve Piraye de hiç itiraz etmeden Benim vajinamı yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde zevkten çılgına dönmüştüm. Mutlaka birleşmek istiyordum.
Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu fark edince yerimden kalktım ve doğru Sinan’ın yanına gittim. Bir çırpıda Sinan’ın yarağını ağzıma alarak ıslatıp birleşmeye hazırladım. Çabucak kucağına çıktı ve yarağını içime aldım.
Hayatımda hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığımdan önce biraz zorlandım. Kısa sürede alışıp müthiş bir zevkle erkeğimin üzerinde yaylanmaya başladım. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.
Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Beni tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirimizle öpüşüp, dilleşiyorduk.
Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Beni üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ben de içimde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordum.
Az sonra Sinan’la neredeyse eşzamanlı olarak orgazm olmaya başladık. Sinan’ın ılık spermlerinin içime aktığını, taa en derin noktalarıma rahmime kadar fışkırdığını hissediyordum. Kendimde de zevkten kasılıyor, gözlerim kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuştuk.
Sonunda dördümüzün birden yatakta sarmaş dolaş uyuduğumuzu hatırlıyorum
Uyandığımdan saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğumu anlayamadım. Sinan’ın odasında ve çırılçıplak onun yatağındaydı. Yanımda Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Onlarda çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Benim fena halde başım ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktım. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Beni duymalar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külotumu, sutyenimi, bermudamı, gömleğimi, küpelerimi, ayakkabılarımı aldım ve banyoya gittim.
Aynaya baktım, kendimi hiç böyle görmemiştim. Makyajım akmış, sarı saçlarım darmadağınıktı. Yüzümün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Boynumda, göğüslerimde ve vajinamın etrafında emilmekten çürümüş morluklar ve diş izleri vardı. Halim berbattı. Uzun uzun yüzümü yıkadım. Duş almak istiyordum ama bunun için kendi odama gidecektim. Çabucak giyindim. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktım ve kendi odasına gittim. Uzun bir duş aldım, vücudumdaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledim. Yine de temizleyemeyeceğim şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerimden ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri morluklara bir şey yapamazdım.
– “Yapacak bir şey yok,” diye düşündüm. Aceleyle toparlanmaya başladım. Eşyalarımı bavula rastgele doldurdum. 15 dakika sonra resepsiyondaydım.
– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”
– “Henüz 3 gününüz daha var Sonay Hanım.”
– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktım, ayrılmak zorundayım.”
– “Tabii. Lütfen bekleyin.”
10 dakika sonra otelden ayrılmış çağırdığım taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordum.
Piraye, Tamer ve Sinan sabah Beni bulamayınca epey meraklanmışlar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara bakmışlar En sonunda akıllarına resepsiyona sormak gelmiş. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazmış olduğum notu verince anlamışlar oradan ayrıldığımı. Notta
– “Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak.
Sonay.
O akşam THY’nin Antalya-İstanbul uçağı ile Atatürk havaalanına indim. Bulduğum ilk taksiyle eve doğru yola çıktım. Evet, kararımı vermiştim. Evime dönüyordum. Yaşadığım onca olaydan sonra Tolga ile olan problemlerim gözüme çok önemsiz görünüyordu. Tolga’yı affetmiştim. Tek istediğim yeniden evimde yaşamaya başlamak, son bir haftada olanları tamamen unutmaktı.
Yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuktan sonra taksi Benim evimin önünde durdu. Arabadan inince başını kaldırıp apartmana baktım. Kaç yıldır oturuyordum burada. Acaba ne düşünmüştü komşular beni uzun zamandır görmeyince? Tolga ne söylemişti soranlara? Kendimi çok tedirgin hissediyordum. Aklıma tüm bu yaşananlara sebep olan akşam geldi.
– “Ya yine Tolga’yı Mirey ile bulursam?” diye düşündüm. Bu düşünceyi kafam dan çabucak attım. Apartmanın kapısı açıktı. Asansörle dairelerimizin olduğu kata çıktım. Zili çaldım. Yüreğim pırpır ediyordu. Ayak sesleri. Ve işte, Tolga’nın sesi.
– “Kim o?”
– “Benim.”
Anahtar kilitte aceleyle döndü, kapı açıldı. Tolga şaşkın şaşkın Bana bakıyordu.
– “Girebilir miyim?”
Tolga apar topar kenara çekildi, İçeri girdim. Kapı kapandı.
– “Çok mu şaşırdın beni gördüğüne?”
– “Evet… Nasıl desem, beklemiyordum. Hatta umutsuzluğa kapılmıştım. Hala şoktayım. Geçsene salona. Hay Allah, bavullar dışarıda kaldı.”
3 aydır görmediğim salonuma baktım. Çok özlemiştim. El çantasını masaya bıraktım, televizyonun karşısındaki kanepeye oturdum. Bu kanepede hep Tolga’yla DVD izlerdik. Tolga bavulları antreye aldı, ne yapacağını bilemez halde salonda oradan oraya seğirtti, en sonunda gelip benim çaprazımdaki koltuğa ilişti.
– “Sonay. Seni gördüğüme nasıl sevindim bilemezsin. Döndün mü evimize?”
– “Döndüm.”
Kısa bir sessizlik oldu. Tolga yerinden kalktı, Benim yanıma oturdu. Birden beni kendine çekip, beceriksizce sarıldı. Bende başımı Tolga’nın göğsüne dayadım.
– “Seni affettim Tolga. Sen de beni evi bu kadar terk ettiğim için bağışla.”
Ertesi sabah uyandığımdan Tolga çoktan işe gitmişti. Saat 11’e geliyordu. Tolga işe giderken Beni uyandırmamıştı. Yatakta doğruldum, etrafıma bakındım. Uzun zamandır bu odada uyanmamıştım. Kendimi mutlu hissettim. Dün gece kendimi çok yorgun hissediyordum. Sanki gündüzleri uyumamıştım. Tolga ile barıştıktan sonra fazla oturmamış, hemen yatmıştık. Aralımızda cinsel bir yakınlaşma olmamıştı; ne de olsa çok yorgun ve uykusuzdum.
Yataktan kalktım. Harika bir yaz sabahıydı. Hava çok sıcaktı ama klimalar çalıştığından evin içi serindi. Neşeyle gerindim, doğru banyoya gidip duş aldım. Kahvaltımı ederken, gazeteye göz attım. Aklıma işim geldi. Pazartesi günü işbaşı yapacaktım. Önümde dolu dolu 4 günüm vardı. Hafta sonu Tolga ile bir yerlere gitmek istiyordum. Uzun zamandır bakmadığım e-maillerime bakmak için evdeki PC’yi açtım. Erman Bey’den gelen 1-2 önemsiz mesaj vardı. Derken heyecandan kalbi duracak gibi oldu. Alt alta duran iki mail: Turgut Öztürk ve Mirey Levi. Hiçbir şey düşünemedim. Mailleri açmadım. Mutfağa gittim, koyu bir kahve yaptım, bir sigara yaktım ve Mirey’in mailini açtım:
– “Merhaba Sonay, Tolga ile beni yakaladığın için evi terk ettiğini biliyorum. Ayrı olduğunuzu şirketteki herkes biliyor. Senden ricam ilişkimizden dolayı Tolga’ya kızmaman. Onu ben baştan çıkardım. İzak’la sorunlarımız vardı (hala da var!). Kendimi çok yalnız hissediyordum ve bir erkek tarafından beğenildiğimi bilmeye ihtiyacım vardı.
Evet, bugüne dek karşıma çıkan tüm erkekleri etkiledim, bu doğru. Ama neden Tolga’yı seçtiğimi soracak olursan en önemli neden şu: Tolga evli bir erkek ve üstelik seninle evli. Şirketimizin güzel ürün müdiresi Sonay Hanım’la. Şirketteki hemen tüm erkeklerin ilgisini çektiğini fark etmemiş olamazsın. Dolayısıyla senin eşini baştan çıkarabilirsem kendimi gerçekten çok iyi hissedecektim. Bunu başardım…
Sen evi terk ettikten sonra da Tolga ile ilişkimiz aralıklarla devam etti. Hatta birlikte küçük bir hafta sonu kaçamağı bile yaptık. Tolga harika bir erkek! İzak’a hiç benzemiyor. İzak hep biraz tutuk, biraz pasif, tedirgindir. Tolga ise çok ateşli, aktif bir erkek. Birlikte nefis vakit geçirdik. Sana bunları durumu bilmen gerektiğini düşündüğüm için yazıyorum.
Sakın beni İzak’a filan ispiyonlamayı düşünme. İzak zaten her şeyi biliyor. Birtakım cinsel problemleri var ve beni düzenli olarak mutlu etmesi olanaksız. Dolayısıyla bana cinsel özgürlüğümü verdi. Yeter ki, onun gözü önünde olmasın. Bu konuya ben de çok dikkat ediyorum. Ne de olsa İzak benim kocam ve yatak performansı hariç iyi bir eş. Ben de İzak’la evli kalmakla birlikte cinsel hayatımı keyfime göre yaşamaya karar verdim ve yaşıyorum. Senden ricam durumu bilmen ve kabullenmen. Tolga senin kocan ve aranızı bozmaya niyetim yok (istemeden sebep olduğum durum için özür dilerim). Zaman zaman onu benimle paylaşmanı istiyorum o kadar.
Bana kızabilirsin. Dediğim gibi İzak her şeyi biliyor. Ayrıca şirket içinde de yerim sağlam. Hem Rıfat Bey’le, hem de Erman Bey’le aram iyi. Bu maili belki de tatilden ofise dönünce okursun. Her halükarda kimseye kızmamanı rica ederim. Hayat böyle işte. Kendine iyi bak…”
Beyninden vurulmuş gibi olmuştum. Mirey’in mailindeki küstah tavır inanılmaz rahatsız ediciydi. Bir an telefon açıp ağzıma geleni söylemek istedim. Vazgeçtim. Acele hareket etmemeliydim. Demek Tolga ile Mirey birlikte olmaya devam ediyordu. Bu durum fena halde sinirime dokunsa da, Tolga’ya fazla kızamıyordum. İçten içe kendi yaptığımı düşünüyor, hele bir de Mirey’in gerçekten çok seksi bir kız olduğunu düşününce, Tolga’ya pek de kızamıyordum. Mirey’in bu kadar fahişe ruhlu olmasına çok şaşırmıştım. Yaptığını adeta gururla anlatıyordu. Ayrıca, İzak’ın cinsel probleminin ne olduğunu da merak etmiştim. Düğünde gördüğüm kadarıyla yakışıklı bir erkekti.
Bir süre bunları düşünerek zaman geçirdim. Nasıl bir tavır takınacağıma, ne yapacağıma karar veremedim. İşbaşı yapana dek iyice düşünmeliydim. Birden gözüm diğer maile takıldı. Fazla düşünmeden üzerine tıkladım;
– “Merhaba Sonay, ben Turgut. Seninle sevişeli 10 gün oldu ve hala sanki bir rüya alemindeyim. Çok uzun zamandır senin gibi güzel bir kadınla sevişmemiştim. Lafı fazla uzatmayacağım. Perşembe öğlen İstanbul’da olacağım. Gelmişken seninle de görüşmek istiyorum. Her ne kadar otelden ayrılırken bana çok kaba davrandıysan da ilişikteki dosyalar seni ikna edecektir.”
Mesajın ilişiğinde iki fotoğraf dosyası vardı. Korkarak ilkinin üzerine çift tıkladım. Gözlerime inanamadım. Turgut’la çırılçıplak yataktaydık. Sarmaş dolaş uyuyordum. Bir bacağımı Turgut’un üzerine atmıştım. Seks sonrası rehaveti içindeydik. İkinci fotoğraf daha da beterdi. Yatağa yüzükoyun uzanmış, Turgut da üzerime yerleşmiş, klasik bir seks sahnesindeydik. Korkarak üçüncüye baktım Turgut kocaman yarağını ağzıma sokmuş Sadık ise sokmaya çalışıyordu.
Gözlerime dolan yaşlara engel olamadım. Tanrım ne zaman çekmişlerdi bunları ve kim bilir buna benzer başka nasıl fotoğraflar vardı Demek Turgut o geceyi bir şekilde fotoğraflamıştı. Bu fotoğrafların başkalarına forward edilmesi ihtimali nefesimi sıkıştırdı. Ne yapacağımı bilemedim. Aceleyle bilgisayarı kapattım. Artık akıl danışabileceğim Piraye de yoktu. Bir sigara daha yakarken telefon çaldı. Kim olabileceğini düşünmek bile istemiyordum. Sesimi çıkarmadan ahizeyi kaldırdı.
– “Alo. Alo Sonay. Sen misin? Ben Piraye.”
Sonay bir an kendimi çok rahatlamış hissettim.
– “Benim.”
– “Merak ettim, neler yapıyorsun diye bir arayım dedim.”
– “Sağol Piraye. İyiyim. Kusura bakma, dün apar topar ayrıldım. O gece olanlardan sonra hiçbirinizin yüzüne bakacak cesaretim yoktu.”
– “Neden? Hep birlikte ne güzel vakit geçirdik işte. Seni ne rahatsız etti ki?”
– “Bilmiyorum. Hoşuma gitmedi işte.”
– “Hoşuna gitmedi demek. Bana hiç de öyle gelmedi. Sinan ve Tamer’i benimle paylaşamıyordun. İlahi Sonay. Ne komiksin. grup seks yaptık, hem de ne seks! Sen hala utangaç taze rollerindesin. Kendini kabullen artık.”
– “…”
– “Neyse. Hadi şimdilik hoşça kal. Sonra görüşürüz. Bey”
– “Bey.”
Telefonu kapattım ve öylece kalakaldım. 15 dakika içinde her şey değişmişti sanki. Kararsız ve amaçsız bir şekilde salonda otururken, telefon yeniden çaldı. Korkarak açtım
– “Merhaba canım, günaydın” Tolga’nın sesi Beni rahatlattı.
– “Günaydın Tolga.”
– “Nasıl, iyi uyudun mu, iyice dinlendin mi?”
– “Evet. Çok iyiyim.”
– “Harika. O zaman akşam 7,5 gibi hazır ol. Seni çok güzel bir yere götüreceğim.”
– “Bu akşam mı?”
– “Tabii. Bir araya gelişimizi kutlamalıyız. Hem çok özledim seninle dışarı çıkmayı.”
– “…”
– “Ne oldu sevgilim?”
– “Hiç. Peki, gidelim o zaman.”
– “Anlaştık. 7.5’da alırım seni. Öptüm. Bey.”
Hiçbir şey düşünemiyordum. Karar verme yetisini kaybetmiştim sanki. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmiyordum. Telefon yeniden çaldı.
– “Alo, Sonay?”
– “Evet. Kiminle görüşüyorum?”
– “Ben Turgut. Nasılsın?”
– “Telefonumu nerden aldın?”
– “Şirketten. Tatilde olduğunu söylediler. Ben de acil bir konu için aramam gerektiğini söyledim. Ev numaranı verdiler.”
– “…”
– “Hoş geldin demek yok mu? Bir saat olmadı henüz İstanbul’a ineli. Ne kadar sıcak şehriniz yahu? Adresi ver de geleyim.”
– “Ne adresi, ne demek bu?”
– “Ne adresi olacak, ev adresini. Yoksa onu da şirketten almamı mı istersin? Hem belki seninle neden görüşmek istediğimin ayrıntılarını da merak ederler.”
– “Çok adisin!”
– “Hadi bekliyorum. Şarjım azaldı.”
-“…”
– “Sonay? Şirketi arıyorum bak.”
– “Manolya sokak. Numara 16/9. Etik.”
– “Yarım saat sonra ordayım.”
Ve Turgut telefonu kapadı. Ne yapacağımı bilemez halde kalakaldım. Bir an evden çıksam mı diye düşündüm. Vazgeçtim. Bu sadece rezaleti büyütmeye yarardı. Adres, telefon her şeyi belliydi. En iyisi, bu işten serinkanlılıkla kurtulmak diye düşündüm. Saat 2’yi geçiyordu. Kapı çaldı. Gelen Turgut’tu. Gayet rahat tavırlarla davet beklemeden içeri giriverdi.
– “Merhaba Sonay.”
– “Merhaba.”
– “Çok sıcak, bayıldım. Soğuk bir şeyin var mı?”
– “Cola içer misin?”
– “Çok iyi olur.”
Böylece Turgut’la salona geçtik. O Cola’larını içerken tüm cesaretini toplayıp konuya girdim.
– “Söylesene Turgut. Bu şantajlarıma ne zamana dek devam etmeyi düşünüyorsun?”
– “Şantaj mı? Böyle adlandırmana üzüldüm. Ben iyi vakit geçirdiğimizi sanıyordum.”
– “Hayır, geçirmiyoruz. Bak Turgut, ben evli bir kadınım. Öyle ya da böyle yaşananlar geride kalmalı. Herhalde evliliğimin ve kariyerimin bitmesini istemiyorsun.”
– “Hayır, istemiyorum.”
– “O halde bu duruma bir son verelim.”
– “Sana doyamadım Sonay.”
– “Bak Turgut. Sana bir teklifim var. Bugün kocam gelene kadar burada kal. Ne istersen yapalım. Ondan sonra da hayatımdan sonsuza dek çık. Eğer şantajla ilişkimizi devam ettirmek istersen, emin ol benim de yapabileceklerim var.”
– “Neymiş onlar?”
– “Rıfat Bey beni çok sever. Durumu ona anlatmamı istemezsin herhalde. Ben belki rezil olurum ama sen de işini kaybedersin.”
– “Bakıyorum, çok kararlısın.”
– “Evet. Her aklına estiğinde yatacağın bir metres değilim ben. Olmaya da niyetim yok. Her şeyin tatlıya bağlanması için sana yaptığım teklifi kabul et.”
– “Kararlılığın hoşuma gittim. Tamam. Kabul ediyorum.”
– “O halde, git şimdi, çok terlisin, banyoya gir.”
– “Banyo ne tarafta?”
– “Koridorun sonunda solda.”
Turgut Benim kararlılığım ve cesaretim karşısında şaşkınlaşmıştı. O resimler sayesinde belki de benle her istediğinde sevişeceğini onun her zaman her istediğimi yapacağımı düşünü yordu. Teslim olmuş bir şekilde banyoya gitti. Acele acele duş alıp, havlulara sarınmış olarak salona döndü. Beni göremeyince.
– “Sonay. Neredesin?”
– “Buradayım. Koridorun diğer ucundan sağa dön.”
Turgut denileni yaptı. Burası yatak odasıydı. Çırılçıplak yatağa uzanmıştım. Vücudum tüm ihtişamıyla Turgut’un önündeydi. Turgut üzerindeki havluyu koltuğa fırlattı. Yatağın kenarına oturdu. Bir süre hayranlıkla Beni seyretti. Uzun ve biçimli bacaklarıma, mükemmel göbeğime, diri göğüslerime baktı. Sağ ayağımı avucuna aldı ve bileklerimi, parmak aralarımı yaladı. Tabanlarımı öptü, kokladı. Diliyle ayak parmaklarımın ucundan, dizlerime, oradan da kasıklarıma dek tüm bölgeyi katettim Beni yüzükoyun çevirdi ve aynı mesafeyi bu kez bacaklarımın arka tarafında tattı.
Diz kapaklarımın arkasını hafifçe inledim ve yastığı ısırdım. Turgut iki eliyle Benim popomu ayırdı dilini ön deliğime sokmaya başladı. İnanılmaz bir arzuyla Benim amımı emip yalarken, zonklayan yarağını serin çarşafa bastırıyordu. Arada biri amımı bırakıyor, kalçalarımı öpüp, ısırıyordu.
Bu durum belki 10 dakika sürdü. Zevkten kendimden geçmiştim. Bir yandan kendime kızıyor, bir yandan da artık eski Sonay olmadığımı iyice fark ediyor, seks arzusuyla yanıp tutuşuyordum. Kendimi Turgut’un ellerinden kurtardım ve erkeğime sırtüstü uzanmasını söyledim. Turgut merakla istenileni yaptı. Bir an karşısındaki canavara baktım. O güne dek gördüğü en iri ve kıllı organdı. Bir insandan çok, bir hayvanınkine benziyor diye düşündüm. Bu organı emmek, boşalmasını görmek için çıldırıyordum.
Organın pıtpıt atan başına bir öpücük kondurdum. Turgut hayret ve zevk dolu bir ifadeyle bana bakıyordu. Bundan aldığım cesaretle organın başını ağzıma aldım. Turgut’un gırtlağından bir zevk iniltisi koptu. Ağzımdaki yarağın başını ağzımdan çıkardım ve aşağı yöneldim. Kıllarla kaplı taşakları öpmeye başladım. Önce küçük küçük öptüm, sonra emdim. Taşakları uzun uzun yaladım, alabildiğim kadar ağzıma aldım ve emdim.
Turgut’un zevkten inleyip, kıvranması çok hoşuma gitmişti. Daha önce kimseye yapmadığım bir şeyi yapmaya karar verdim ve elime geçirdiğim bir yastığı Turgut’un poposunun altına yerleştirerek popoyu yataktan yukarı kaldırdım. Dilimi taşaklardan aşağı kaydırarak, Turgut’un arka deliğini yalamaya başladım. Turgut çılgına dönmüştü:
– “Ohh. Devam et Sonay, devam et sevgilim. Harikasın, tapıyorum sana!”
Devam ettim. Turgut’un kıllarla kaplı, kapkara arka deliğine dilimi ritmik hareketlerle sokup çıkarmaya, Turgut’u adeta dilimle sikmeye başladım. Böyle yaparak ondan Antalya’da olanların intikamını aldığımı da düşünüyordum. Bu arada ellerim de boş durmuyordu. Sol elimle taşakları okşuyor, sağ elimle de penisi kavramış, 31 çektiriyordum. Turgut’un dayanacak halinin kalmadığı çıkardığı seslerden belliydi.
– “Nasıl? Hoşuma gidiyor mu?”
– “Evet Sonay, evet. Harikasın.”
– “Sana ne yapıyorum, söyle bana. Yalvar.”
– “Ah Sonay. Dilinle göt deliğimi sikiyorsun. Ohh durma, devam et. Sik beni.”
Kendi kendime gülümseyerek sağ elimin işaret parmağını Turgut’un arka deliğine bastırırken, penisi yeniden ağzıma aldım. Önce tükürerek kayganlaştırdım, ardından nefesimi tutarak sokabildiğim kadarını ağzıma soktum. Turgut’un penisi gırtlağıma kadar girmişti, bademciklerime değiyordu. Turgut hiç itiraz etmeden Benim arka deliğimi parmaklamama izin veriyordu. Zevkten tüm vücudu kasılıyordu. Dilim de ilk sperm damlasını hissettim. Tadı güzeldi. Penisi ağzımdan çıkardım ve tüm hızımla otuz bire başladım. Bir yandan da penisin başını hızlı hızlı yalıyordum. Arka tarafı da parmaklamayı ihmal etmiyordum. Turgut haykırdı:
– “Geliyorum Sonay. Geliyor, ahhhh”
istifini bozmadım. Turgut çılgınca titremeye başladı, iliklerinde yakıcı bir ateşin yükselmekte olduğunu hissediyordum. Birden Benim yüzüme ve ağzıma patladı. Spermleri bir mermi gibi Benim gırtlağıma vurdu. Hemen penisi ağzıma aldım ve müthiş bir hızla vantuzlamaya geriştim. Turgut kasılarak, inleyerek, titreyerek taşaklarında toplanan tüm spermlerini Benim sıcacık ağzıma boşalttı. Emmeyi bırakmadım ve adeta Turgut’un penisinden hayat iksirini içer gibi tüm spermleri emdim, yuttum.
Turgut hayatında böyle bir orgazm yaşamamıştı. Kendini tamamen Benim dudaklarına teslim etmiş, bu harika iliklerini sömürürcesine içindeki tüm spermleri çekip almama izin vermişti. Dakikalar sonra boşalma tamamen sona erdiğinde Turgut’un yarağını ağzımdan çıkardım. Ortalıkta tek bir damla sperm yoktu. Tatlı tatlı penisin gövdesini yaladım ve masum gözlerle Turgut’a baktım.
Turgut rüyada gibiydi. Tüm Beyni boşalmış, her yanı uyuşmuştu. Kendimi yukarı çektim ve Turgut’u öpmeye başladım. Dilimi Turgut’un bıyıklarının arasından ağzına soktum Turgut bir anda ürperdi. Ağzımda sakladığım bir miktar spermi Turgut’un ağzıma bıraktım. Turgut ne yapacağını bilemedi. Yutsa, yutamayacaktı. Hiç istifimi bozmadan dilimle spermleri Turgut’un diline sürdüm ve spermler ikimizin dilleri arasında gidip geldi. Sonra bir hamlede hepsini yuttum. Yanımdaki kıllı erkeğe sarıldım ve kendimi uykuya teslim ettim.
Az sonra müthiş bir zevk duyarak uyandım. Bir an nerede olduğumu, hissettiklerimin gerçek mi, rüya mı olduğunu anlayamadım. Derken Turgut’u fark ettim. Turgut başını Benim kadınlık organıma gömmüş, ağır ama ustaca hareketlerle amımı yalıyor, dilini içeri sokup çıkarıyordu. Gırtlağımdan yükselen inlemeye engel olamadım. Bunu duyan Turgut yavaş yavaş yukarı çıkmaya başladı. Benim kusursuz göbek deliğime dilini soktu ve uzun uzun yaladı. Sonra göğüslerime geldi. Bir bebek gibi ikisinin de uçlarını ağzına alıp yumuşak hareketlerle emdi. Bir yandan da Benim amıma işaret ve orta parmaklarını sokup çıkarıyordu.
Zevkten kontrolümü kaybediyordum. Turgut bu nefis göğüslerimi iki yandan sıkıştırarak avuçladı ve diliyle ikisini birden yalamaya, ısırmaya, öpmeye başladı. Tadını çıkara çıkara memelerimi sömürdü. Öyle ki, artık bu şahane göğüslerde yapacak hiç bir işi kalmayana dek öptü, ısırdı. Sonra doğruldu ve kocaman yarağını göğüslerimin arasına yerleştirdi. Elleriyle yanlardan destek olarak 31 çektirmeye başladı. Kayganlaşması için yarağını Benim ağzıma verdi ve yalayarak ıslatmasını sağladı. Bir süre bu şekilde Benim göğüslerimin arasında gidip geldi adeta göğüslerimi sikiyordu.
Sonra aklına başka bir şey geldi ve Beni yüzükoyun yatırdı. Kalçalarımı ayırdı ve arka deliğimi şiddetle yalamaya başladı. Başıma gelebilecekleri sezmiştim ama karşı koyacak durumda değildim. Turgut bu nefis pembe deliği uzun uzun öpüyor, yalıyor, dilini içine sokmak için bastırıyor, Beni çıldırtıyordu.
Dakikalar süren bu seanstan sonra devam etmesi için yalvaran gözlerle ona bakan Beni biraz bırakıp, komedine gitti ve eline geçirdiği ilk kremi alarak geri döndü. Parmaklarını kreme daldırdı ve koca bir parça kremi Benim arka deliğime yaydı. Uzun uzun kremledi, ta ki iki deliğim de kremden ve kadınlık sıvılarından vıcık vıcık olana dek. Ben ise yalvarıyordum:
– “Hadi Turgut, ne olur sik artık beni. N’olur! Yarağını içimde hissetmek istiyorum.”
Turgut şu olanları rüyasında görse inanmazdı. Bu teklife hayır diyemezdi. Beni dört ayak üzerine getirdi ve bir hamlede yarağını amıma soktu. Kayganlığın da yardımıyla 25 cm’lik penis, dibine kadar amımın dudakları arasından içime kaydı. Acıdan ve zevkten inledim Amım kremin etkisiyle o kadar kayganlaşmıştı ki , Turgut pompalamaktan zevk almıyordu.
– “Bunun da çaresi var,” diye söylendi ve yarağını amımdan çıkarıp arka deliğime dayadı. Bir an karşı koydum ama bu pek de caydırıcı bir itiraz olmadı. İyice cesaretlenen Turgut yarağını santim santim arka deliğime sokmaya başladı. Bu umduğumdan kolay oluyordu. Kayganlaşan delik fazla zorlanmadan Turgut’un yarağını kabul ediyordu.
– “Harikasın Sonay çok tatlı götün var Ohhhhh”
– “Konuşma da devam et.”
Turgut yarağının yaklaşık 15 cm’ini Benim götüme sokmuştu. Bu şekilde, yarağını dışarı çıkarmadan Beni kavradı ve yatakta döndük. Turgut alta geçti ve Beni kucağına oturttu. Omuzlarımdan tuttu ve kendine çekti. Bu pozisyonda Turgut’un penisi neredeyse sonuna dek götüme girdi zevkten kasılarak erkeğimin üzerine uzandım. İkimiz birden önce tatlı tatlı, sonra gitgide artan bir tempoyla yaylanmaya başladık.
Turgut bir yandan da sağ eliyle Benim amımı parmaklıyor, sol eliyle de sol mememi yoğuruyordu. Ellerinin altındaki vücudumu uzun uzun okşuyor, her noktamın tadına varıyordu. Penisi ateş gibi sıcak göt deliğimde yağ gibi kayıyordu. Yaklaşan orgazmı tüm benliğimde hissediyordum. Saniyeler geçti ve inanılmaz bir zevkle orgazma ulaştım.
Bu yaşadığım en büyük orgazm sanıyordum ama yanılmıştım. Orgazmı sırasında salgıladığım sıvılarla Turgut’un iyice kayganlaşan penisi, sanki içimi dağlıyordu. Başım dönüyor, kendimi tamamen kaybediyordum. Turgut henüz boşalmadığı için gidip gelmeye devam ediyordu ve kısa sürede yeniden orgazma doğru doludizgin gitmeye başladım. Kulak memelerimde ve kulaklarımın içinde Turgut’un dilini hissediyordum. Turgut da hızlı hızlı nefes alıyordu.
– “Ben seninki gibi göt sikmedim Sonay. Olağanüstüsün. Allahım!”
Ve ikimiz birden orgazma ulaştık. Turgut, sanki 1-2 saat önce hiç boşalmamış gibi yeniden katı katı boşaldı, Benim götümü spermleriyle doldurdu. Dakikalar süren bu orgazm dalgasının ardından kendimize geldiğimizde ayrıldık. Turgut Beni başımdan tutarak yarağına yöneltti ve hiç itiraz etmeden denileni yaptım. Turgut’un yumuşamaya başlamış hali bile kocaman olan yarağını ağzıma aldım ve uzun uzun emerek, son sperm kırıntılarını da çıkardım ve afiyetle yuttum. Ağzımda kendi götünden çıkmış bu penisle poz verircesine Turgut’a baktım. Sonra uzun uzun öpüştük Turgut’a artık gitmeniz gerektiğini, kocamın 1 saat sonra geleceğini söyledim. Turgut:
– “Tamam mı şimdi Sonay? Bitti mi ilişkimiz, bir daha sevişmeyecek miyiz?”
– “Bilmiyorum. Ama sakın bana şantaj yapma, olayları kendi haline bırakalım.”
– “Peki. Sen bilirsin. Sanırım böyle bir sikişi sen de pek yaşamamışsındır.”
– “Evet. Çok iyiydi. Ama şimdi git artık.”
Turgut acele etmeden giyindi ve sokak kapısına yöneldi. Cep telefonu numarasını Bana verdi.
– “Ne zaman istersen ara. Seninle olmak için daima hazırım.”
– “Tamam. Sağol.”
Kapıdan çıkmak üzereyken Beni kendine çekti ve derin derin öpüşmeye başladık. Diller, dudaklar birbirine girdi. İki aşık öpüşe öpüşe ayrıldık. Turgut gidince salona geçtim ve sigaramı içerken olanları düşündüm. Hayatımda böyle güzel sevişmemiştim.
– “Sanırım Turgut’la görüşmeye devam edeceğim,” diye düşündüm. Tolga’yı kendi yatağında aldatmıştım ve en ufak bir pişmanlık duymuyordum. Aksine, sanki bir çeşit intikam duygusu mutlulukla gülümsememe neden oluyordu. Ama şimdi hazırlanmam lazımdı. Tolga’nın gelmesine az kalmıştı.
Hazırlanmak üzere banyoya girdim ve tazyikli suyun vücudumdaki aşk kalıntılarını alıp götürmesine izin verdim.
Tolga ile o akşam yemekte bol bol konuştuk. Evliliğimizi, geçmişte yaşadığımızı güzel günleri, gelecek beklentilerimizi, ayrıyken geçirdiğimiz zamanı. İkimizde de bu konuda yalan söyledik. Sanki ne Tolga Mirey’le birlikte olmaya devam etmiş, ne de Benim başından onca olay geçmemişti. Aramızdaki tek fark Benim aldatılmaya devam ettiğimi bilmem, Tolga’nın ise bilmemesiydi. Kötü günleri unutmaya, her şeye kaldığımız yerden devam etmeye karar verdik.
O gece çok seksi giyinmiştim ve yalnızca Tolga’nın ilgisini çekmekle kalmamış, ortamdaki herkesi bana hayran bırakmıştım. Gecenin ilerleyen saatlerinde içkinin de etkisiyle Tolga iyice tahrik olmuştu ve Beni bir an önce eve götürmek istiyordu.
Sonunda hesabı ödedik ve yola çıktık Sahil yolundan eve giderlerken, Tolga bir yandan arabayı sürüyor, bir yandan da sağ eliyle Benim mini eteğimin kesinlikle gizleyemediği bacaklarımı okşuyordu. Bir süre böyle gittikten sonra, eve kadar dayanamayacağımıza karar verip sahildeki ceplerden birine arabayı park ettik. Tolga Benim dudaklarıma küçük öpücükler kondururken, bir yandan da göğüslerimi okşamaya çalışıyordu. Birden Tolga’yı ittim ve:
– “Sana daha önce hiç yapmadığım bir şey yapmak istiyorum.”
– “Nedir o?”
– “Arkana yaslan.”
Tolga merak içinde arkasına yaslandı. Ağır hareketlerle Tolga’nın kemerini çözdüm, pantolonunun fermuarını açtım ve bir hamlede yarağını özgürlüğüne kavuşturdum. Bir süredir içerde sıkışıp kalan penis titreyerek Benim önünde dikildi. Hiç oyalanmadan penisin başını ağzıma aldım. Tolga’nın dudaklarından bir zevk iniltisi döküldü. Biraz penisin başını öpüp yaladım, sonunda tamamına yakınını ağzıma alıverdim. Son günlerde bu konuda o kadar tecrübe kazanmıştım ki, Tolga’nın standart boydaki yarağını ağzıma almam Gayet kolay olmuştu.
Tolga’yı çıldırtırcasına emmeye başladım. Bir süre ağzımda tutuyor, ağzımın sıcaklığını Tolga’ya hissettiriyor, sonra hızlı hızlı 31 çektirircesine emiyordum. Benden ilk kez böyle bir muamele gören Tolga, hem şaşırmış hem de zevkten gözü dönmüştü. Tolga’nın gelmek üzere olduğunu anlayınca hiç istifimi bozmadan emmeye devam ettim. Tolga adeta haykırarak boşalmaya başladı.
Gırtlağıma değen ilk sperm damlalarıyla emmeyi yavaşlattım yıllardır ilk kez tadına baktığım Tolga’nın spermlerini doya doya yuttum. Tadı hoşuma gitmişti.
– “Yıllardır boşuna zaman harcamışım,” diye düşünmekten kendimi alamadım. Tolga tüm spermlerini boşaltıp rahatladığında, Bir süre daha emip yalayarak penisi temizledim. Nihayet ağzımdan penisi çıkardığımda, ortada tek bir sperm taneciği bile yoktu. Gülümseyerek eşime baktım:
– “Nasıl, hoşuma gittim mi?”
– “Hem de nasıl. Ama şaşırdım da. Önceden hiç yapmazdın böyle?”
– “Seni çok özlemişim. Her şeyini.”
– “Ben de senin. Hadi eve gidelim.”
O gece Tolga ile evde de sevişmeye devam ettik Eve varır varmaz dudaklarımı dudaklarına uzattım. Önce dudaklarıma küçük küçük öpücükler kondurdu, sonra da alt dudağımı kaptı ve emmeye başladı. Daha sonra dudakları boynumu yalayarak gerdanıma, oradan da göğüslerimin birleştiği yere geldi. Askılarını omuzlarımdan sıyırarak, Baby-doll’umu yere düşürerek sadece dantelli külotumla kaldım. Tolga karşısında birden özgürce duran dim dik göğüslerimi görünce başladı daha da sertleşmiş göğüs uçlarımı yalamaya. Sırayla biraz birini, biraz diğerini yalıyordu. Ben de Tolga’nın saçlarından tutup kafasını göğüslerime bastırıyordum. Bu arada onun elleri de külotumun içinde boş durmuyordu, bir eliyle (yukarı aşağı – aşağı yukarı) amımın dudaklarını ve klitorisimi okşarken, amımım suyuyla ıslattığı diğer elinin orta parmağını da götümün deliğine sokup sokup çıkarıyordu. Bu zamana kadar bir kaç kez götümden yapmayı denemek istemiş ama her seferinde geri çevirmiştim onu. Ama bu sefer az önce arabada kendine yaptıklarımdan cesaret almış olacak ki sanrım şansını bir kez daha denemek istiyordu. Bu sefer istediğini verecektim ona
Ben Tolga’nın gömleğinin düğmelerini çözmeye başlayınca
– “Bir saniye sevgilim…” dedi, dudaklarıma bir öpücük kondurup, bir iki saniyede hem gömleğini hem de pantolonunu çıkardı. Gördüğüm manzara karşısında amımdan ılık ılık damlalar süzülmeye başladı. Tolga’nın yarağının yarısı, boxer şortunun bel lastiğinden dışarı çıkmış, yarağının mantar gibi kafası görünüyor sanki nefes alıp veriyormuş gibi, capcanlı bir şekilde bana bakıyordu ve sanki bana – “Beni bu boxer’den kurtar, beni özgürlüğüme kavuştur” diyordu.
Hemen Tolga’nın önüne çömeldim ve boxer’ını sıyırıp aşağıya indirdim, çıkardım. Tolga’nın yarağı artık serbestti ve yönünü bana doğrultmuştu. Son bir hafta içinde yediğim siklerden daha küçük ve daha ince bir yarağı vardı Tolga’nın. Önce ellerime aldım ve sanki bir kuş sever gibi okşamaya başladım, kafası, boynu ve taşakları dahil olmak üzere… Sanki okşamıyordum da her cm’sini keşfediyor ve Beynime kaydediyordum.
Dudaklarımı yarağının kafasına götürdüm ve ilk başta küçük küçük öpücükler kondurdum. Sonra dilimle yalayarak kafasını ıslattım. Dudaklarımla yarağının boynunu öpe öpe taşaklarına indim. Taşaklarından başladım ağzıma almaya, sonra yarağını hafif aşağıya eğerek, kafasını aldım ağzıma ve emmeye başladım. Bu arada Tolga saçlarımı yanlardan ellerine dolayarak, kafamı hafif hafif ileri geri kumanda ediyordu. Az sonra yarağı nerdeyse gırtlağıma kadar girip çıkıyordu. Ağzıma girerken nispeten rahat giriyor, fakat geri çekerken yanaklarımı biraz zorluyordu ve çıkarken de
– “Plopff” diye ses çıkarıyordu. Ben yalamayı ve ağzıma sokup çıkarmayı biraz hızlandırınca, Tolga saçlarımı bıraktı ve kafamı sımsıkı bir şekilde iki eli arasına alarak beni frenledi, daha doğrusu beni bir film karesi gibi – “Dondurdu”. Yarağını ağzımda sanki can çekişir gibi hissediyordum ve hiç kımıldamadan öylece bekliyordum ki, gözlerime bakarak bana
– “Sevgilim sakın kımıldama, yoksa yapacağın en ufak harekette ağzına boşalacak benim oğlan.” dedi. Oysa ben o anda ağzıma boşalmasını her şeyden çok istiyordum, ellerimle bileklerini tuttum ve ellerini yanlara ittirerek ve kafamı serbest bıraktırdım. Tolga’ya
– “Ağzıma boşal, çok istiyorum” anlamında göz kırptıktan sonra, yarağını ağzıma sokup çıkarmaya devam ettim. 3. Kez çıkarıp ağzıma soktuğumda, Tolga derin bir inlemeyle ağzıma boşaldı… Sımsıcak spermleri ağzıma büyük bir tazyikle fışkırırken, yarısı direkt boğazımdan aşağıya, mideme iniyordu, kalan yarısı da ağzımı doldurup dudaklarımdan dışarıya, çeneme ve göğüslerime akıyordu. Ben tam bitti diye düşünmeye başlamıştım ve ağzımı açtım, yarağını tam dışarı çıkardım ki, yarağı bir kez daha depreşti ve ilkine nazaran daha az bir miktar spermayı burnumun deliklerine ve üst dudaklarıma püskürttü. Ondan sonra yarağının gözünden bir iki damla daha çok katı sperma çıktı, onları da yarağının kafasını alt dudağıma sürterek çeneme akıttı. Derin bir
– “Ohh be” çektikten sonra, kollarımdan tutarak beni ayağa kaldırdı ve koltuğa oturttu. Ben yüzümdeki, çenemdeki ve göğüslerimdeki spermleri parmağımla sıyırıp ağzıma götürüp yalarken, Tolga önüme diz çöküp,
– “Kaldır bacaklarını hayatım.” dedi. Ben bacaklarımı yukarı çekince, iki eliyle külotumu tuttu ve çekip çıkardı. Amımın suyuyla ıslanmış külotumu yüzüne götürüp kokladıktan sonra yere bıraktı ve benim bu arada indirmiş olduğum bacaklarımı ayak bileklerimden tuttu, tekrar yukarı kaldırarak yanlara ayırdı. Dilini uzatarak, amımdan göt deliğime doğru süzülen sıvılarımı, (göt deliğimden başlayıp yukarıya, klitorisime doğru hareketlerle) yaladı ve yuttu. Sonra ayağa kalkarak bana – “Arkanı dön sevgilim!” dedi. Ben hiç ikiletmeden oturduğum koltukta ters döndüm, dizlerimi koltuğun oturulacak yerine koyarak, yüzümü koltuğun sırtlığına verdim ve göt deliğim Tolga’nın tam yüz hizasına gelecek şekilde domaldım ve bacaklarımı yanlara doğru iyice ayırdım. Tolga’dan
– “Muhteşem!” dışında bir söz çıkmadı.
Tolga beni çıldırtmayı çok iyi biliyordu, dilini ilkönce amıma sokuyor ve amımın içerisinde evirip çevirerek beni orgazmın eşiğine getiriyor, ben tam seller sular gibi boşalacağım zaman hemen dilini geri çekiyor ve bu sefer de göt deliğime sokuyordu. Birkaç kez böyle yapınca ben iyice kudurdum ve dayanamaz hale geldim. Tam dilini tekrar amıma sokacağı zaman, doğruldum ve koltuktan indim ve ayağa kalktım. Ardından Tolga’nın yüzünü iki elimin arasına alarak
– “Ne olur yeter, artık sik beni lütfen. Bana daha fazla işkence çektirme,!” diye yalvarmaya başladım.
Tolga ayağa kalktı ve beni koltuğa oturtturarak, bu arada yeniden sertleşmiş yarağını ağzıma verdi ve 2-3 dakika kadar yalatırdı. Sonra bana
– “Hadi sevgilim, deminki gibi ters dön!” dedi. Ben hemen ters dönüp dizlerimin üzerinde koltuğa çıktım ve domaldım yine. Kafamı mindere yapıştırıp, belimi mümkün olduğu kadar çukurlaştırdım ve göt deliğimin daha da meydana çıkmasını sağladım.
Tolga iki eliyle belimi kavrayarak beni biraz arkaya çekti ve kendine yaklaştırdı. Pozisyonu öyle bir ayarladı ki, yarağının kafası tam amımın deliğine dokunuyordu. Sağ eli belimdeydi ve sol eliyle yarağını tutarak, yarağının kafasını hafifçe amımın deliğine soktu. Yarağının kafası deliğimde birkaç saniye kaldıktan sonra sol eliyle de belimden kavrayarak, beni yavaş yavaş kendine doğru çekmeye başladı. Sonra biraz daha ve biraz daha derken yarağı yarısına kadar girmişti amıma. Bekaretimi yıllar önce kaybettiğim halde, sanki ilk kez bekaretimi kaybediyormuşum gibi hissediyordum. Ben tam, yarağının gerisini de sokacak diye beklerken, ellerini belimden çekti ve kalçalarımı kavrayarak beni öne ittirdi. Yarağı amımdan nerdeyse tamamen çıkmak üzereyken durdu ve iki eliyle tekrar belimden tutarak, beni bu sefer biraz daha hızlı ve sert bir şekilde kendine çekti. Bu sefer yarağı tamamen girmişti amıma ve taşakları amımın dudaklarına değiyordu. Yarağını yavaş yavaş çekiyordu ve hızlı bir şekilde geri sokuyordu. Sonra tempoyu değiştirdi ve hızlı çıkarıp hızlı sokmaya başladı. Ve her çıkarıp soktuğunda taşakları amıma çarpıyor ve
– “Şlap, şlop” şeklinde ritmik sesler çıkarıyordu. Bu arada sağ elinin başparmağını göt deliğime sokup içinde sağa sola çevirmeye başlayınca, ben zevkten kendimi saldım bıraktım ve titreye titreye boşaldım, ardı ardına orgazmlar yaşamaya başladım. Tolga da yaşadığım şiddetli orgazmlar karşısında şaşırdı ve yarağıyla içimde bir süre hareketsiz kaldı. Amım kasılıp kasılıp gevşiyordu ve boşalıyordum. Titremelerim biraz dindikten sonra, elimi arkaya uzattım, Tolga’nın yarağını tuttum amımdan çıkardım, kafasını götümün deliğine dayayıp – “Hadi sevgilim, ne olursun bir kez de götümü sik!” dedim. Tolga Söylediklerim karşısında şaşırdı çükü böyle bir şeyi beklemiyordu ama yine de belli etmedi yarağını eline aldı, kafasını tükürüğü ile ıslattı ve göt deliğime de tükürdükten sonra, yarağının tümünü, bir seferde köküne kadar götümün deliğine daldırdı. Götüm parçalandı, büzüğüm yırtıldı sandım. Çünkü yeterince ıslatmamış Adeta kuru kuru geçirmişti. Yarağının kafası nerdeyse midemin duvarını zorluyordu. Bağırmadım ama dudaklarımı ısırmıştım. Tolga’ya
– “Sevgilim ne olur, içimde bir süre hareketsiz kal, biraz alışmam lazım.!” dedim.
– “Tamam aşkım.” dedi ve yarağı götümde hareketsiz bir şekilde beklemeye başladı. Duyduğum acı korkunçtu, ama aldığım zevk te tarif edilmez oranda büyüktü ve sonunda Tolganın yarağı götüme girmişti!. Nihayetinde yıllardan beri beni götten sikme hasretiyle yanıp tutuşuyordu.
Götümün deliği biraz alıştıktan sonra, ben başladım götümü hafif hafif ileri geri oynatmaya. Bir süre sonra hızlandığımda, Tolga da bana eşlik etmeye başladı. Birbirimizin tersine hareket ediyorduk, ben ileri hareket edince Tolga geri çekiliyordu, sonra ben götümü geriye yanaştırırken, Tolga ileri yapıyordu. Sonra Tolga kalçalarımı daha sert bir şekilde tutmaya başlayınca ben hareket etmeyi bıraktım ve tüm idareyi Tolga’ya bıraktım. Tolga, yarağını kafası nerdeyse götümden çıkana kadar geri çekiyor ve ardından taşaklarına kadar, hızlı ve sert bir şekilde geri sokuyordu. Birkaç kere taşakları sert bir şekilde amıma çarpınca ben yeniden boşaldım ve orgazm oldum. Tolga durmak bilmiyordu, götüme sokup sokup çıkarıyordu yarağını…
Tolga’ya
– “Sevgilim, ben geldim. Sen de gel hadi. Götüme boşal nolursun.” deyince, Tolga önce biraz yavaşladı, ardından üç dört kez art arda, çok hızlı bir şekilde vurdurarak,
-“Geliyorum!” dedi ve götümün derinliklerine boşaldı ve üzerime yığıldı… Yarağı sertliğini kaybedene kadar içimde kaldıktan sonra, yarağını yavaş yavaş çekti. Yarağının kafası göt deliğimden çıkarken, götümden garip bir ses geldi ve ardından göt deliğimden spermler çıkmaya ve süzülerek amıma akmaya, oradan da koltuğa damlamaya başladı. Tolga sehpadan bir demet peçete getirdi, birazı ile amımı, göt deliğimi ve koltuğu sildikten sonra, kalanı ile yarağını temizledi. Sonra elimden tutarak beni kaldırdı ve birlikte, el ele banyoya gidip, ılık suyun altında yıkanıp temizlendik. Salona geri döndüğümüzde Uzun zamandır birlikte olmamanın verdiği özlemle günün ilk ışıklarına dek zaman zaman ara verip, güç toplayarak tekrar tekrar seviştik. Şimdiye kadar hiç denemediğimiz pozisyonları denedik. Ertesi sabah Tolga işe çok zor gitti; yorgundu ve uyumak istiyordu.

About analsex

Browse Archived Articles by analsex

Related

Sorry. There are no related articles at this time.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

bettting sites webmaster forum bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri canl bahis bahis siteleri bahis siteleri maltepe escort bursa escort kocaeli escort bursa escort eskiehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort ankara escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort maltepe escort